30 Nisan 2018 Pazartesi

KARANLIK TARAF - CODY MCFADYEN

Gölge Adam’la çok sevdiğim Smoky Barrett karakterini tekrar okumak için sabırsızlanıyordum.Kitaplarının basımı maalesef bizde çok geç yapılıyor.Karanlık Taraf aslında 2008’de yayınlanmıştı,biz ancak okuyabildik.Ben Gölge Adam'ı yorumladıktan sonra 2016'da The Truth Factory basıldı.
Daha önce uzun uzun anlattığım (burada) Silence of the Death'in basımı sürekli ertelenince  yayıncısı yazarın hastalığını gerekçe göstererek  kitabın yayınlanmayacağını duyurmuştu. Akibeti hakkında hala bir bilgi yok.

Karanlık Taraf’da Smoky’i daha kuvvetli  buluyoruz. Kaybettiği kocası ve kızından sonra hayata tutunmuş,görevinin başında.Uçakta işlenen bir cinayeti araştırıyor. Gölge Adam’a göre gerilim dozu kesinlikle daha düşük üstelik olayların seyri uzun süre benzer devam ederken acele bir finalle pat diye sonlanıyor. 
Ben bulmacayı biraz daha grift seviyorum sanırım.Ancak Smoky Barret’in hatırına kesinlikle okunur,bu kadına bayılıyorum ,kesinlikle bir süper kahraman değil , çok gerçek.

28 Nisan 2018 Cumartesi

ANTABUS - SERAY ŞAHİNER

Doğru dürüst karın yağmadığı bir kıştan sonra  bahar günü bu fotoğraf biriken yorumlarımın hezimetini gösteriyor J
Kitap Ağacı  geçtiğimiz aylarda Seray Şahiner’i konuk etti. Yazdığı kitaplar itibariyle kadınlar üzerine çokça konuştuğumuz şahane bir toplantı oldu. Benim uzun zamandır listemde olmasına rağmen bir fırsat bulamadığım Antabus’u da bu sayede bir çırpıda okudum.

Aynı karakterin alternatif sonla biten iki öyküsü anlatılıyor kitapta. Kısacık ama etkisi uzun süre geçmeyecek boğazı düğümleyen gerçekleri hatırlatıyor öyle dan dan. Türkiye’de kadın olmak, hele sosyo-ekonomik yönden güçsüz kadın olmak, yetiyor üçüncü sayfa haberi olmak için, çok uzak değil.
Şiddetin normalleştirildiği, görmezden gelindiği ,cezaların affedildiği bir sistemde kadın olarak bunları okuyunca hele de tanık olduğunuz şeylerse, kabullenmek her şeyden önce “İnsan” olma onuruna ters düşüyor.Ama Seray Şahiner bunları demogojiye başvurmadan acıyla dalga geçerek veriyor,okurken o acının sizi nasıl sardığını etkilediğini fark etmiyorsunuz bile.

Adını alkolü bırakmak için kullanılan bir ilaçtan alan kitabın oyunu da var.Nihal Yalçın tek kişilik bu oyunuyla  2016’da Afife Jale Tiyatro ödülünü  almıştı.

27 Nisan 2018 Cuma

HUZURSUZ HAYALETLER - GLENN MEADE


Çıkmasını büyük bir sabırsızlıkla beklediğim Huzursuz Hayaletler elimde çok fazla süründü maalesef. Bunda benden önce okuyan arkadaşların negatif yorumları çok etkili oldu, ara verdim uzun süre tekrar başlayamadım ,neyse ki bitti.
Evet kesinlikle bir "Kar Kurdu" değil. Meade ile yeni tanışanlar büyük bir keyifle okur ancak iyi bir Meade fanıysanız ve onun dur durak bilmeyen hikayelerini daha önce okuduysanız Huzursuz Hayaletler’i gerilim dozu daha düşük ve yavaş bulabilirsiniz. 
Neredeyse kitabın sonuna kadar ana konunun etrafında dolanıp birincil karakterin ruh tahlillerini anlatıyor. Gerçi bu kısımları zaman zaman beni duygusal olarak etkiledi. Ancak diğerler karakterlerin gölgede kalması onlarla okuyucu arasına mesafe koyuyor içselleştiremiyorsunuz. Seçtiği konu itibariyle daha sürükleyici gidebilecek hikaye de böylece sürekli kesintiye uğruyor. 
Gene de Meade bizim için can'dır. Kendisini yazdıklarından ayrı severiz. İstanbul'dan sonra İzmir Fuarında da arkadaşların gönlünü çalmayı başarmış .

10 Ocak 2018 Çarşamba

2017 Dünya Kitap Dergisi Yılın En İyileri Ödülleri

Dünya Kitap’ın 25 yıldır gelenekselleşmiş Yılın En İyileri Ödüllerinin kimlere gideceği belli oldu.
Yılın En İyi Telif Kitabı Nermin Yıldırım'ın Hep Kitap'tan çıkan Dokunmadan romanına verilirken ; 




En İyi Çeviri Faruk Sevimay 'a verildi. Sel Yayınlarından çıkan James Joyce'un Finnegan Uyanması İngilizce yazılmış en zor eserlerden biri kabul edildiğinden çevrilmesi de çok zor adlediliyordu.

Yılın Telif Polisiye Ödülü'ne Kan ve Gül Bir Kara Dejavu ile Alper Canıgüz layık görülürken

Koç Üniversitesi yayınlarından çıkan Leopold'un Sabunu ile Berkan M. Şimşek Polisiye Edebiyat Teşvik Ödülü'nün sahibi oldu.
Seçici Kurul ayrıca bu yıl Kara Hafta İstanbul Festivaline, Polisiye Edebiyata Teşvik Ödülü verilmesini kararlaştırdı.

Edebiyattaki 50. yılını kutlayan Selim İleri'ye ise başta edebiyat, kültür ve sanat alanında yazdığı eserler, verdiği emekler nedeniyle “50 Yılın Emeği Ödülü” verilmesi kararlaştırıldı.


Gastronomi kültürü kitapları arasındaki seçimdeyse Yılın En İyi Gastronomi Kitabı Ödülü Özge Samancı'nın çeviri yazı ve sadeleştirmesiyle Çiya Yayınları'nın bastığı 1880 Yeni Yemek Kitabı' nın oldu.
Ayrıca Prof. Dr. Günay Kut ve Turgut Kut, yeme-içme kültürüne yıllardır yaptıkları katkılar nedeniyle Gastronomi Kültürü Emek Ödülü 'nün sahibi oldular…

29 Aralık 2017 Cuma

2017 Edebiyat Ödülleri

Aralık sonu geldiğine göre artık  tüm bir edebiyat yılını  değerlendirip toparlayabiliriz Sonrasında dönüp baktığımda bu listeler benim çok işime yarıyor.Umarım size de faydası  oluyordur.

İlgi alanım açısından benim Nobel’den bile heyecanla beklediğim Hugo Törenleri bu yıl Helsinki’de gerçekleştirildi. 2018 totemlerimden  Helsinki ve Stockholm :) sağlıkla kısmet olsun diyelim .

Tarihinin en kalabalık ikinci katılımının gerçekleştiği etkinlikte yeni bir kategoride açıldı ve bu yıl En İyi Seri Ödülü de verildi.


En İyi Roman kategorisinin, büyük ödülün sahibi The Obelisk Gate adlı romanıyla geçen yılın da galibi N.K. Jemisin oldu. Jemisin böylece 86-87 yıllarında ödül almış Orson Scott Card‘tan sonra üst üste iki sene En İyi Roman ödülüne layık görülen ikinci yazar oldu.

Sevgili Ursula Le Guin kariyerinin altıncı Hugo'sunu kazandı.En İyi Kurgusal Olmayan Kitap kategorisinde ödül  Words Are My Matter: Writings About Life and Books, 2000-2016 adlı derlemesiyle yazarlık kariyerini kaleme alan kraliçeye gitti.
Amal El Mohtar  Seasons of Glass and Iron  adlı öyküsüyle hem Hugo hem Nebulayı  aldı.
Rabid Puppieslerin aday China Miéville ve Neil Gaiman gibi isimlerden hiçbiri ödül alamadı.

Geçtiğmiz yıl Nobel Komitesi  Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel anlatım yarattığı için ödülü ABD'li şarkıcı Bob Dylan'a verilmişti.Bob Dylan ödülü almaya gelmemişti.
Bu yıl İsveç’teki komite 2017 Nobel Edebiyat Ödülü'nü Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo Ishiguro'ya verdi. Kazuo Ishiguro, ödülü "Günden Kalanlar" isimli romanıyla kazandı. Kitap bizde de Şebnem Sunar çevirisiyle yayınlandı.




Edebiyat dünyasının en saygın ödülleri arasında gösterilen Man Booker'ın bu yılki sahibi, Amerikalı yazar George Saunders oldu. Saunders, ABD başkanlarından Abraham Lincoln'ün oğlunun mezarına yaptığı ziyareti konu edinen "Lincoln in the Bardo" isimli romanıyla ödüle layık görüldü.



2017’nin  Pulitzer ve  Arthur C. Clarke Ödüllerine baktığımızda ise son yılların parlayan yıldızı Colson Whitehead’i görüyoruz. Eleştirmenlerden tam not alan, çok satarlar listelerinde aylar boyunca bir numarada kalan The Underground Railway  bizde de Siren Yayınlarından çıktı.
Fantastik kurgu ve bilimkurgu edebiyatının saygın ödüllerden biri kabul edilen Locus ‘u Bilim Kurgu dalında  Hugo’yu da  kazanacağı beklenen Death's End ile Cixin Liu aldı.


Fantastik Kurgu dalında ödül  All the Birds in the Sky, ile Charlie Jane Anders’e gitti. 


Amerikan Gizem Yazarları topluluğu tarafından verilen Edgar Ödülünü  En İyi Roman Dalında Before the Fall ile  Noah Hawley  aldı.




Dünya'dan haberler böyleyken,bizde kimler hangi ödüllere layık bulunmuş bir genelleyelim.


Sait Faik Hikaye Armağanı

Behçet Necatigil Şiir Ödülü


 Yunus Nadi Roman ve Öykü Ödülleri


Duygu Asena Roman Ödülü

Haldun Taner Öykü Ödülü




















Orhan Kemal Roman Ödülü


Bunların dışında,

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sedat Simavi anısına verdiği Edebiyat Ödülü bu yıl  Son Duraktan Bir Önce” adlı şiir kitabıyla Cevat Çapan’a verildi.

25. yılına giren Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri, 2017 yılında, tiyatro dalında Berkay Ateşin Hakikat, Elbet Bir Gün adlı oyununa verildi.

Yunus Nadi Şiir Ödülü' Abdulkadir Paksoy ve İhsan Tevfik paylaşırken , Ahmet Fenar Sandık öyküsüyle Orhan Kemal Öykü Ödülünü aldı.

Ülkemizden haberleri verirken  polisiye kültürüne katkı sunmak için düzenlenen 221B Polisiye İlk Roman yarışmasına değinmemek olmaz. Ödülü’nün sahibi “Öldüren Roman” adlı dosyasıyla Baytan Uğur Yem oldu.Yarışmanın ödülü olarak yazarın ilk kitabı, 2018 başında Mylos Kitap’tan  yayımlanacak.

Dünya Kitap Dergisi'nin Yılın En İyileri Ödülleri açıklandığında onu ayrıca yazacağım.


28 Aralık 2017 Perşembe

SİYAH KOKU - GÜLAYŞE KOÇAK

Yerli distopya okudukça yakın gelecek endişe seviyem yükseliyor. Hikaye, bize pek tanıdık Bizistan adlı bir yerde,muhtemelen çok uzak olmayan bir gelecekte geçiyor.Su kaynakların tükendiği su savaşlarının yapıldığı bir dönem. Yiyecekler endüstriyel, içecek ihtiyacı haplarla karşılanıyor. İnsanlar sağlıksız, gençlerin bile yüzleri kırış kırış. Yaşam ömrü kısalmış.

Doğal kaynakların kuruduğu, kişi başına düşen su tüketiminin kotaya bağlı olduğu, hükümetin gelir elde etmek için Bedensel Kaynak Yasasını çıkartıp organ bağışını genç-yaşlı ayrımı gözetmeden zorunlu kıldığı bu dünyada insanlar dev püskürtücülerle havaya salınan ilaçlarla sakinleştiriliyor.

Bizim Güzin Abla’ya benzer bir iş yapan Mine bir gazetenin Zeyda Teyze köşesini yazıyor. Şehirler arası bir otobüs yolculuğunda Tuncay’la tanışıyor ve aralarında bir ilişki başlıyor daha doğrusu kitap boyunca bir türlü başlayamıyor.Aslında distopik konunun önüne geçen bu ilişki romanın merkezinde hastalıklı bir şekilde uzadıkça uzuyor.

Sistem, ekonomi, kapitalizm, savaş, vicdani ret,ötekileştirme, cinsiyetçilik, ırkçılık gibi altı çok doldurulabilecek konular bu çiftin kavgalarının arasına sıkıştırılmış beylik cümlelerin ötesine geçemiyor.


Distopik konusu ilginç fakat sonu bir türlü toparlanamamış bir roman olmuş Siyah Koku. Gene de türün ilginç örneklerinden biri olarak bu ilişki sarmalından sıkılmam derseniz okuyun.Ben hiç bir yere varmayan ilişkilere tahammül edemediğimden çok sıkıldım, bitirene kadar elimde süründü.

27 Aralık 2017 Çarşamba

GÖKDELEN - TAHSİN YÜCEL



“Ama sen kahvaltını bitir önce. Bugün kaç sofrada buğday ekmeği yeniliyor? Evet, buğday serada yetişiyor, seralar da yabancıların elinde. Gene de bitirmek zorunda değilim. Hiç iştahım yok bu sabah.”....

Arka arkaya okuduğum yerli distopyalardan sonra aslında bu türe uygun ne çok malzeme ve potansiyel taşıdığımızı fark ettim.Şehirler almış başını gidiyorken  biz distopyaları hep uzak zamanlarda yada başka  gezegenlerde geçer sanıyoruz.Oysa neredeyse o distopyaların kıyısındayız.

Tahin Yücel’in meşhur romanı Gökdelen ilk 2006 yılında basılmış.Benim okuduğum 9.baskıydı. Bugünden hele İstanbul’dan bakınca öngörüsü şahaneymiş.

Yıllar yılı özelleştirmeye karşı olanları sermaye düşmanlığı yapmakla suçlayan güruh bu uğurda sınır tanımamış ve 2073’e gelindiğinde denizlerin bile özel mülkiyete ait olduğu bir ülke yaratmış.Gerçi geçtiğimiz Kasım ayında Bodrum Mal Müdürlüğü Bodrum Sahillerini açık artırmaya çıkardı. Gündoğan,Gökçebel,Yalıkavak,Türkbükü Turgut Reis ve daha pek çok bölgede 30 yıllık kiralamalar yapacaklarmış. 2073 ne ki , geçmiş olsun  :(

Şimdi sırada ne var ;  yargının özelleştirilmesi. Bu konuda yorumun ne olurdu acaba Ersan Hocam !

Hakimler,savcılar hep güdümlü kararlar verirken ,tüm yargı çalışanlarının maaşları,masrafları hükümet için büyük bir ödenek oluşturuyorsa bu e tabii yönetim açısından karlı bir politika olacaktır. Olur mu olmaz mı derken, suyun başını tutanlara mantıklı gelince oluyor, üstelik  ileri gelen iş adamlarının oluşturduğu bir konsorsiyum ile de istirakçiler belirleniyor.

Laz mütahit kafasının  gökdelen dikme sevdasına evrildiği inşaat furyası 2073’de de tam gaz devam.

Fikrin güçlü,ancak kurgunun ve finalin hafif kaldığı Gökdelen olabileceklere ve gidişatımıza farklı bir yönden dikkat çekiyor. Makineleşme ve gıda yetersizliği ile mücadele edilmedikçe sosyo-ekonomik yönden sistemin ötekileştirdiği Yılkı Kitleleri çok da gerçek dışı değil.